Türkiye'ye İngilizce olarak Turkey denilmesi ve bunun hindi anlamına gelmesi bir çoğumuzu rahatsız eder ve bazılarımız ısrarla Turkiye yazarız. Oysa bunda alınıp gücenecek bir şey yok. Türkçe'de de hindi kelimesi Hindistan anlamına çok yakındır. Ayrıca bizde bir de 'Mısır' örneği var.
Hindiler, tavuksular takımına ait olan sülüngiller familyası içersinde bir alt familya oluştururlar. Amerikaya ilk göç edenler tarafından keşfedilmiş ve 17. yüzyıl'ın başlarında Avrupa'ya getirilmiştir. Günümüzde eti için yetiştirilen bir kümes hayvanı olarak tanınırlar.
Hindi Amerika'nin keşfi ile dünyaya yayılmış olmasına rağmen Türkçe'deki Hindi kelimesinin Columb'un Amerika'yı Batı Hint Adaları sanması ile bir ilgisi yoktur. Çünkü yine hindiye benzeyen ve Afrika kıtasına ait olan bir kuş olan Gine tavuğu Türkler tarafından eskiden beri bilinmekteydi ve çeşitli kaynaklara göre Hint tavuğu olarak da bilinen bu kuşa halk arasında Hint illerinden gelen kuş manasında Hindi kuş da denilmekte idi. Keşiften sonra ise halk gine tavuğuna benzerliği yüzünden hindiyi de aynı isimle çağırmaya başladı.
İngilizce'de ise Turkey olarak anılan hindiye bu ismin verilmesi de buna benzer bir şekilde olmuştur. Keşfin yapıldığı yıllarda Akdeniz ticareti levantenlerin elinde idi. Yeni kıtadan gelen hindiler de İngiliz halkına "Turkey Merchants" adı ile de bilinen "Levant Company" adlı şirket tarafından ulaştırılıyordu. Hatta bu sebepten levantenler İngilizce'de "Turkey merchants" (Hindi tüccarları) olarak da anılırdı Türkler tarafından getirilen bu yeni kuşun adına da halk Turkey bird (Türk kuşu) veya Turkey cock (Türk horozu) ismini vermekte gecikmemiştir. Aslında keşiften önce de yine Osmanlı denizciler tarafından İngiltere'ye getirilen Gine tavuğu da bir süre Turkey bird olarak anıldıysa da daha sonra Linnaeus tarafından başlatılan bu karmaşa çözülmüştür.
Fransızca da ise Coloumb'un Amerikayı Batı Hint Adaları sanmasına binaen Hintten gelen manasında cocq de l'Inde (hint horozu) ve sonraları kısaca dinde denilmiştir.
Hollandaca da ise kalkoen denilen hindiye bu isim aslında o zamanlar hollandalı denizciler aktif olarak ticaret yaptıkları bir liman olan Hindistanın 'Kalikut'limanına istinaden bu isim verilmiştir. Çünkü Hollandalılar da bu kuşun Hindistandan geldiğini sanmışlardır ve halk o zaman Hollandaya pek çok malın getirildiği bu liman şehrinden geldiğini düşünüp bu ismi vermiştir. Önceleri Kalikutse Haan (Kalikut horozu) olarak halk ağzında kalkoen şekline dönüşmüştür. Hollandacadan bu kelime kuzeydeki Finlandiya, Norveç, Isveç ve Danimarka gibi ülkelerin dillerine geçmiştir. Almancada da önceleri Kalkhn, sonraları Turkische Hahn (Türk horozu) şimdilerde ise Truthahn diye bilinmektedir.
Mısırlılarda Türkiye'den geldiğini düşünüp dikrum demişlerdir.
Herkes hindinin Hindistandan geldiğini düşünedursun, Hindistanlılar da Portekizliler aracılığı ile hindi oraya ulaştığında bu kuşun o zaman İspanyolların kontrolünde olan Peru'dan geldiğini düşünmüşler ve Peru bird (Peru kuşu) demişlerdir. Oysa o zamanlarda Peru'da hindi bulunmamaktaydı. Portekizce'de de Peru ismiyle bilinmektedir.
Bunun yanında aslı olmayan başka tezler de var.
Bunlardan biri Kızılderililerin hindiye 'Fırke' dediklerinden bu sözcüğün İngilizcedeki telaffuzu ile 'turkey'ye dönüştüğü ileri sürülüyor. Daha başka hindi tezleri de var.
Örneğin hindilerin korkunca çıkardıkları seslerin insanlar tarafından turk-turk-turk (törk) diye taklit edilmesiyle zamanla onlara Turkey denilmesine neden olduğu bile iddia ediliyor.
|